Bozcaada’nın uçsuz bucaksız maviliğe açılan kıyılarından biri, zamanın sessiz tanıklarından olan Polente Feneri’ne ev sahipliği yapar. Bu fener, yalnızca gemilere yol göstermekle kalmaz, aynı zamanda geçmişin ve doğanın mistik enerjisini taşıyan bir nokta olarak ziyaretçilerini büyüler.
Tarihin ve Rüzgârın Şarkısı
Bozcaada’nın en batı ucunda yer alan Polente Feneri, 19. yüzyılda inşa edilmiştir ve yıllardır dalgalarla dans eden kayalıkların üzerinde dimdik durmaktadır. Rüzgârın hiç eksilmediği bu nokta, adeta doğanın güçlü bir meditasyon alanıdır. Fenerin ışığı, geceleri sadece denizcilere değil, aynı zamanda içsel yolculuğa çıkan ruhlara da rehberlik eder.
Efsaneler ve Fısıltılar
Polente Feneri’nin civarında dolaşan birçok efsane vardır. Eski denizciler, buranın yalnızca fiziksel bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda kaybolmuş ruhları koruyan bir nokta olduğuna inanırdı. Anlatılanlara göre, fenerin ışığının bazen farklı renklere büründüğü ve bunu görenlerin dileklerinin gerçekleştiği söylenir. Kimi ziyaretçiler, burada meditasyon yaptıklarında geçmişten gelen sesleri duyduklarını iddia etmektedir.
Bir diğer efsane ise, Bozcaada’nın eski korsan hikâyeleriyle ilgilidir. Rivayete göre, bir zamanlar bu kayalıkların altında saklanan bir korsan hazinesi vardı ve fenerin ışığı, yalnızca onu bulmaya layık olanlara bir işaret verirdi. Bu yüzden, buraya gelen bazı maceraperestler, geceleri ışığın yönünü dikkatle takip ederler.
Gün Batımı Ritüeli
Polente Feneri’ni mistik kılan en özel anlardan biri, gün batımıdır. Adanın bu en batı noktasında, gökyüzü adeta bir renk cümbüşüne dönüşür. Güneş denizin üzerinde erirken, fenerin ışığı bir süreliğine doğayla bütünleşir. İşte bu an, ziyaretçiler için bir içsel farkındalık ve ruhsal arınma fırsatı sunar. Burada dilek dileyenlerin hayatlarında olumlu değişimler yaşadığına inanılır.
Bozcaada’nın Işığını Keşfedin
Eğer yolunuz Bozcaada’ya düşerse, Polente Feneri’ni ziyaret etmeyi unutmayın. Rüzgârın sesini dinleyin, gün batımında bir an durup gözlerinizi kapatın ve fenerin size anlatacaklarını hissetmeye çalışın. Kim bilir, belki de buraya gelen binlerce kişi gibi siz de bu büyüleyici ışığın mistik dokunuşunu ruhunuzda hissedersiniz.